19 Mart 2011 Cumartesi

Denge


Bir insan, bir şeye siyah derken, neredeyse aynı anda beyaz olduğunu savunabilir mi? Ben bunu yapabiliyorum. Üstelik iki durumda da gayet samimiyim.

Saat 9.00 da çok keyifli,10.00 da moralsiz, 12.00 de yorgun, 13.00 de zinde, 15.00 de karamsar, 17.00 de iyimser olabilir mi? Bu konuda da müthiş iyiyim.

Böyle iyi olduğum epey konu var aslında. Birini bir an çok sevip, on dakika sonra sinir olmak, çay içmek istediğine eminken, fincana kahve hazırlamak, odayı toplamaya karar verip, mutfakta fırını temizlemeye başlamak, sabah etek giyme düşüncesiyle uyuyup, uyanınca bulduğu ilk pantalonu ayağına geçirivermek... Süperim biliyorum.

Bu kadar denge yoksunu birine güvenilebilir mi peki? Ben olsam güvenmezdim. Kendime güvenim sıfır mesela. Hiçbir şeyi emanet etmem kendime.

Sevilebilir mi böyle biri? Sanmıyorum. Yazık falan deyip acınır en fazla. Öfke patlamaları yaşamasın diye pişpişlenir. Daha fazlası yüksek beklentiye girer.

Ben de öyle yapıyorum. Yazık bana diyorum. Kendimi korumaya alıyorum.
Dengesiz olma konusunda çok dengeliyim. Ben olmak çok zor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder