2 Temmuz 2011 Cumartesi

Her Şey Biter


Başucu sözü olmalı bu insanın. Hayatının fon müziği. Gözünü sabaha açtığında iç ses fısıldamalı: " her şey biter."
Sabah trafiğine takılı kaldığında, saçın şekle girmemekte inat ettiğinde, kahve kavanozunun boşaldığını fark ettiğinde bir pankartın üzerine kırmızıyla ve kocaman puntolarla yazılmış o slogan geçmeli önünden: " her şey biter."
Onu askere uğurlarken, tahlil sonuçlarını beklerken, diş ağrısı çekerken, o hiç gelmeyecek olan mail için yüzüncü kez "yenile" tuşuna basarken...
"Bu acıyla yaşayamam" diye düşünürken, hatta bundan gayet eminken, bütün dünyayı kapkaranlık görürken, o karanlık azıcık yırtılmalı, bir ışık sızmalı  içeri ve o ışık o yazıyı aydınlatmalı " her şey biter"
Her gün işe giderken mezarlığın yanından geçmenin bir sonucu herhalde bu. Çok keyifli de olsam, çok üzgün de, uykusuz ya da yorgun da, ayaklarım geri geri gitse de o gün, yetiştirmem gereken işler dünyanın en önemli şeyi gibi görünse de o mezarlığın önünden geçerken bütün anlamlar yerini tek bir şeye bırakıyor: Her şey bitiyor işte. Her şey biter.

2 yorum:

  1. ''o hiç gelmeyecek olan mail için yüzüncü kez "yenile" tuşuna basarken''

    Acı tebessüm nedir bilirsin, onlardan ediyorum sana ve bu satırlara. :)

    Hiç, bitmiyor ama. Hele o 'hiç' aynaya baktığında gördüğünse.

    YanıtlaSil
  2. aynanın üstüne de kocaman yazmak gerek belki
    " her şey biter. her acı biter." iç sesin her "sen hiçsin" dediğinde ona böyle cevap verilir "her şey biter"

    YanıtlaSil