25 Aralık 2011 Pazar

2011

Bu yıl ölümlerin ve kayıpların yılıydı.

Ölümü çok sorguladım, kendimi ölüme çok yakın hissettim. Sürekli ağır hastalık haberleri, genç yaşta kanser hastalıkları, trafik kazaları, ardarda gelen cenazeler...
Şehit cenazeleri, depremler, okulda öğrencilerin yaşadıkları kayıplar... Başsağlığı ziyaretleri, kendi acımla başaçıkmaya çalışırken başka acılara koltuk değneği olmak...
Finali yaptık demek için erken ama dilerim finaldir, aralık başında babamı kaybettim. Bu çoookk uzun bir yazının konusu. Ama sarsıcıydı.
O'nu kaybettim. Bu herhangi bir yazının konusu bile olamayacak kadar derin ve dile dökülemez, yazılamaz.

2011'in bir başlığı olsaydı benim penceremden bakınca "acı" olurdu.
Bu kadar koyu karanlığın içinde hatırladığım tek ışık kardeşimin düğünü :))


2 yorum:

  1. Ne büyük tesadüf! Ben de babamı kaybettim.Neyseki annem hayatta çok şükür. Hatta daha akşam "Takvime bak ne yazıyor" dedi de şaştım kaldım.

    "Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır."(Hz. Mevlana)

    Söz verdi önümüzde ki cuma akşamı bu konuda konuşacakmış.

    Umarım anneniz sağdır :)

    YanıtlaSil