8 Ocak 2012 Pazar

Kollektif Bilinç

Bir kaç haftadır aklımda dönüp duran bir öykü fikri vardı. Çok orjinal, kimsenin aklına gelmesi mümkün olmayan... Karakterleri, kurguyu oturtmaya çalışıyor, bir şimşek gibi zihnimde çakan cümleleri bu öykünün neresinde kullanırım hesapları yapıyordum.
Uzun süredir rutin, amaçsız giden günlerin arasında cılız bir ışık gibiydi fikir. Beni oyalıyordu. Acelem de yoktu yazıya dökmek için. Yazı son safhaydı zaten. Bilgisayarın başına oturduğumda o bitmiş demekti. Yazı dikte etmekti sadece. O ana kadar keyfini çıkarabilirdim. Konuyu zenginleştirir, karakterleri derinleştirir, ayrıntılarla süslerdim.
Kısa sürdü...
Benim orjinal, çok yaratıcı olduğunu düşündüğüm öykümü biri roman yapıp çok satanlar listesine girmişti bile. Üstelik üç yıl önce. Kollektif bilinç böyle bir şey herhalde. Hatta zaman farkına bakarsak ben epey arkadan gelen tarafım.
Sonuç olarak hayal kırıklığına uğradım. Bana yaşama sevinci veren küçücük kurgum puff diye sönüverdi. Rutinime geri döndüm. Ama işte insan dediğin bir umuda tutunmadan, kendisine yaşadığını hissettiren herhangi bir şey yapmadan olamıyor. Ben de bu orjinal, mükemmel, muhteşem öykümü yazıp bölüm bölüm buradan yayınlamaya karar verdim. Hani eskiden romanları, hikayeleri gazetelerde günlük yayınlarlarmış ya, onun gibi bir şey. Tefrika deniyordu sanırım.
 Benimle birlikte kaybolup gitsin istemiyorum. Zihnimden çıksın, bir gerçekliğe dönüşsün istiyorum. Kitap haline getiremeyeceğime göre varsın sanal bir ortamda olsun.
Neyse işte, yakında buralarda bir öykü denemesi olacak. Birilerinin benden daha önce bulduğu, roman yazdığı, çok satanlara girdiği bir konuda.

1 yorum:

  1. Hazır hızımı almışken...

    http://tinyurl.com/7pvhrxd

    YanıtlaSil