23 Temmuz 2014 Çarşamba

İnsan

Oturduğum mahallede bir adam yaşıyor. 60'lı yaşlarda, ya da daha fazla. Ufacık bir adam, zor yürüyor. Beli bükülmüş, kamburu çıkmış. Pantalonunu bir iple tutturuyor. Üzerinde yaz kış aynı ceket. Kimi kimsesi var mı bilmiyorum. Yüzünde sürekli bir gülümseme...

Mahalledeki kedilerin koro halinde miyavladıkları bir günde tanıdım amcayı. Elinde bir torba haşlanmış ciğer, kedileri besliyordu. Yeni doğum yapmış bir kedi vardı. Onun yemeğini ayrı bir köşeye koydu, diğerlerinin yemesine de izin vermedi. Sonra yine geldi, sonra yine...

Marketten bozuk paralarını denkleştirip ciğer, sosis alırken de gördüm onu.

Bugün çöpleri karıştırıyordu. Sandım ki, kendisi için... Bir adam sordu ne yaptığını. Dedi ki; "ekmek bakıyorum kuşlar için"

Konuşacaktım, amca ben sana kuşlar için ekmek, kediler için ciğer vereyim uğraşma diyecektim. Çok basit kaçacaktı. Onun içindeki iyiliğin, iyi niyetin, saflığın, masumiyetin zerresi olamazdı o teklif. Diyecek başka şey de bulamadım.

Sanırım dünya böyle insanların yüzü suyu hürmetine dönmeye devam ediyor.

Bütün Ortadoğu kan gölü. Çocuklar ölüyor. Üzülüyoruz, uykularımız kaçıyor. Elimizden bir şey de gelmiyor. Ama amca kendine bir görev edinmiş. Elinden bir şey gelmese de, bir yolunu bulup geldiriyor. Olmayanı olduruyor. Kuşlar için çöpten ekmek aramak...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder