18 Ağustos 2015 Salı

Başka Bir Açıdan...

Bundan önce yazdığım son iki blog yazısının anti-tezi olacak bu yazı. Her savunduğumun tam zıddını savunabilmek gibi bir özelliğim var :) Bir kaç gün sonra da sentez yaparım bir tane, oh mis !

Bilimin özelliklerinden biri sınıflamak, gruplamak, kategorilere bölmek. Çünkü bu kolaylık sağlıyor. Psikolojide de yapmışlar aynını. Önce yüz tiplerine, kafatası yapılarına göre sınıflamışlar, sonra beden yapılarına göre, sonra bunlar fos çıkınca kişilik özelliklerine göre, cinsiyete göre... Psikolojik testlerde de var aynı durum. Gerçi zaten testin amacı o biraz da. Kategorilere bölecek ki, yorumlayabilsin. Projektif testler belki bunun biraz dışında tutulabilir ama, onun da puanlaması bile sıkıntı.Neyse işte bilim sınıflar sonuç olarak.

Sonra ne olur? "Altı aydır çok mutsuzum, yemek yemiyorum, uyuyamıyorum, hayat çok anlamsız" Teşhis hazır: Depresyondasın. "Her şey çok düzenli olmazsa kendimi huzursuz hissediyorum. Tozun zerresine tahammülüm yok" Teşhis: OKB. "İlişkilerim  çok boktan. Çabucak sıkılıyorum. Terk ediyorum" Teşhis: Bağlanma bozukluğu. Böyle gider işte bu. Artık sen Ayşe, Elif, Nalan, Ali, Ahmet, Mehmet değilsin. Artık sen Depresyon hastası, OKB'li, bağlanma bozukluğu olan bir "hastasın" sadece. Deneme yanılmayla ancak sabitlenebilen ilaçlara, yan etkilerine, çocukluğuna kadar inen terapi seanslarına (gerçi bu zor ülkemizde, 15 dk'lık seanslar düzenleyen merkezler gördüm) hoş geldiniz.

Oysa yaşanılanlar çok çok insanca şeyler olabilir. Aylardır mutsuz olmamın sebebi benim dışımdaki, çevresel sebeplerden kaynaklanabilir. Aileden, iş hayatından, yeni çevreye henüz uyum sağlayamamış olmaktan... Belki sorun bende değildir? hı? Ama psikoloğa-psikiyatriye giden ilaca başlar. (terapi psikolog, ilaç psikiyatrist evet)

Terapi ve ilaç tu kaka demiyorum elbette. Benim derdim sınıflandırma. Yıllardır tıp insanları, sosyologlar, "hastalık değil, hasta vardır " diyorlar. Doğru diyorlar.

Mesleki tercih envanteri uygulamıştım lise öğrencilerine. Malum sınıflamalar yapıldıktan sonra da mekanik ilgisi, göz-el koordinasyonu puanları yüksek olan kız öğrencinin seçebileceği meslekler arasında  mühendisliklerden başlayıp araba tamirciliğine kadar uzanan bir skala vardı. Ben açıklamayı yapana kadar kız "ben araba tamircisi olacakmışım" diye dolanmıştı ortada. Sen depresyondasın, sen manik-depresifsin, sende bipolar bozukluk var, melankolik bağlanma yaşıyorsun,vs dendiğinde kişi de kendini sadece bununla tanımlamaya başlıyor.Çember kapanmış, misyon tamamlanmış, olay bitmiş oluyor." Depresyondaymışım hımm tamam, ağlayabilirim, hayat anlamsız gelebilir, herkes bana iyi davranmalı, baksanıza ben depresyondayım! "

Oysa depresyonun dışında ve ötesinde sen insansın. Bir sürü özelliğin, yeteneğin, seni sen yapan farklılıkların, zekan, inceliklerin, ailen, yaşam tarzın, öfkelerin, korkuların, zayıflıkların, güçlü yanların, sevdiğin-sevmediğin yemekler, renkler, kişiler, başarıların, başarısızlıkların var.


3 yorum:

  1. https://www.youtube.com/watch?v=fxNGI4lSBQQ

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. He işte bunu anlatmaya çalıştım uzun uzun. Teşekkür ederim :)

      Sil
    2. Yazı için ben teşekkür ederim :)

      Sil