29 Eylül 2015 Salı

Ayrılık

" O yok artık. Hani şarkı var ya "hiç ayrılamam derken..." o durumdayım. Bazen de düşününce sanki o hiç olmamış gibi, hiç bir zaman yokmuş gibi. Bir kitapta okumuşum, filmde izlemişim, sanki ben yaşamamışım da, yaşayanı seyretmişim gibi. Herkes de öyle davranıyor zaten. Kimse o'nu sormuyor. Ben de kendime sormuyorum. Olmamış gibi yapıyoruz. Hayat zaten hep böyleymiş gibi. Hep böyle akıyor-muş (akmıyor) gibi. Ben hep böyle yüzüm asık duruyormuşum gibi. Telefonum hep böyle sessizmiş, her zaman nereye koyduğumu unutuyormuşum gibi.

Hani kolun, bacağın bir yere çarpar çürür, dokunana-görene kadar farkında değilsindir, dokununca acır ya... İçimde bir yer, yok tek bir yer değil, bütün içim birden öyle acıyor. Yara gibi, çürük gibi, Ahmet Altan diyor ya "kılıç yarası gibi", ya da Murathan Mungan diyor "o eski sancı ansızın geri teper" işte öyle acıyor. O zaman biliyorum: Ben yaşadım, gerçekti. Burada sayılamayacak kadar çok şey, onca yıl, onca satır, onca kelime, onca duygu... Gerçekti. "

Bana anlatılan bu. Ben yazıya döktüm.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder