15 Temmuz 2016 Cuma

DUR


Her şeyin ters gittiği zamanlar vardır hani.. Şu an tam ordayım.

Evdeki bütün elektronik eşyalar sırayla bozuluyor. Kargo gönderiyorum hem benden, hem alıcıdan para alıyor, anlatamıyorum derdimi. Birine "canım" diyorum "canın çıksın" anlıyor. Konuşuyoruz "aa o haklı, nasıl bir halt yedim ben" diyorum. Bir iyilik yapmaya çalışıyorum yüzüme gözüme bulaşıyor. Evi süpürüyorum vazoyu kırıyorum. Puzzle yapıyorum, asla doğru parçayı bulamıyorum. O kadar yok ki kayıp olduğuna yemin edebilirim. Bineceğim otobüs ben yolun karşısına geçerken hareket ediyor. Yoldaki adam tam benim yüzüme hapşırıyor. Elim kolum poşet doluyken önümden apartmana giren teyze apartman kapısını yüzüme kapatıyor. Eşya paketliyorum poşet küçük geliyor, bir şeyin yerini değiştirirken ayağım takılıyor düşüyorum. Dolap monte ediyorum, çekiçle parmağıma vuruyorum. Üstelik: "Aa o da ne o kapağı yanlış yere takmışım!!"

Yolunda giden hiçbir şey yok. Hiç ama...

Bu durumlarda, her seferinde yeniden yeniden öğreniyorum : DUR!!

Kimseyi arama, kimseyle konuşma. İletişim kurma. Yeni eşya alma, tamir etme, değişiklik yapma. Evden çıkma. Hiçbir şey yapma.

Süresi yok. 24 saatten az olmamak kaydıyla 1 hafta, 15 gün... DUR!!

Belki de hayatın yavaşla deme şekli bu bana. Zaten hayat bana hiç bir şeyi doğrudan anlatmaz ki.

1 yorum:

  1. Oluyor öyle arada, fazla büyütmemek lazım. Aksi giden şeyleri bırakıp, keyif aldıklarımıza yönelmek lazım.

    Küçük işlere bakmak lazım :)

    https://www.youtube.com/watch?v=MPb68tS8J38

    YanıtlaSil