9 Mayıs 2017 Salı

FIRTINA



İçimin içime sığmadığı, dolup taştığı, avazım çıktığı kadar bağırmamanın beni zorladığı, içime bir öküzün oturduğu bir akşamüstü. Bilgisayarda alakasız bir yazı okurken gözlerimin dolduğunu , hissettim. Size de olur mu? Bedeniniz ruhunuzdan ayrı hareket eder hani? Beni ağlatacak bir şey düşünmüyorum, yapmıyorum. Gözlerim benden bağımsız ağlamaya karar vermiş. Dışarıda deli bir rüzgar, gökyüzü bulutlu, yağmurun kokusu geliyor, kendisi de geliyor belli.

Üzerime bir mont geçirdim. Cebine biraz para koydum attım kendimi sokağa. İçimdeki öküz de benimle. Rüzgar nefesimi kesiyor, saçım birbirine karıştı. Her şey uçuyor, yapraklar, poşetler, düşüncelerim, Ellerim cebimde. Başımı öne eğince gözlerim doluveriyor. Kaldır dedim başını. Kaldır.

Bütün dünya yürüdüğüm sokak. Bulutların etkisiyle ağaçların, binaların, kaldırımların ışığı bir başka. Dünya bir başka. İçimin fırtınası sokağa taşıyor. Rüzgarın öfkesi savuruyor ağaçların dallarını. O kocaman ağaçların azametinden eser yok, çok çaresiz görünüyorlar. Sağa, sola, aşağı... Ne zaman yıkılır insan? Ağaçların kökleri var. Bu kaçıncı fırtına?

Bir tuhafiye görüp giriyorum. Merserize yün almaya. Aklımdaki uçuş uçuş bir renk. Açık yeşil, açık mavi, krem... Dışarıda fırtına, beynimde fırtına, midemde öküz. Renk renk yünlere bakıyorum. Düzenli, planlı sıralanmışlar.Her şey yolunda.Açık yeşil, daha az açık yeşil, yeşil, koyu yeşil...  Bir poşet, ağacın dalına tutunuyor, ağacın dalları kaldırıma sürtüyor. Gözüm yan tarafta ebruli yünlere takılıyor. Morlar, kırmızılar, sarılar. Karmaşık. İçim gibi. Mavili, morlu, lilalı bir yün alıp çıkıyorum.

Montun fermuarını açıyorum. Derin bir nefes, rüzgarın ağzımdan ve burnumdan dolmadığı bir anda. Öküz tortop oluyor içimde. Saçlarım her yerde. Kocaman bir yağmur damlası yüzüme. Gözyaşım onu yalnız bırakmıyor. Ak lan diyorum. Her yer kaos. Senin üstünlüğün ne, ak. İnsanlar pencerelerin arkasında. İnsanlar hep bir şeylerin arkasında zaten. Yağmur sert. Yok yağmur değil rüzgar sert. Yağmurun yapacağı bir şey yok. Yüzüme, ellerime, açık monttan içime vuruyor.

Havanın hali, ruh halime denk.

Yarın güneş açacak, her şey durulacak edebiyatı yapacak modda değilim. Rüzgar, yağmur, fırtına güzel. Hem morlu mavili yünüm var. Ne örsem?

2 yorum:

  1. Yorumsuz bırakıldığını görünce üzüldüm.
    Birçok cümle var ama kalabalık etmemek adına birini alıyorum: "İnsanlar pencerelerin arkasında. İnsanlar hep bir şeylerin arkasında zaten."
    Şiir tadında, bol yağmurlu bir yazı. Kaleminize sağlık!..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir kuyuya bağırıyorum ya ben bazen kimse duymuyor :)
      Çok teşekkür ederim.

      Sil